Çocuğunuzun İlk Kata Turnuvası: O Gün Aslında Ne Oluyor?
Soğuk bir spor salonunda altı saat, minderde doksan saniye. İstanbullu veliler için ilk kata turnuvasına dürüst bir rehber: çocuğunuz gitmeli mi, çantada ne olmalı, hakemler neye bakar ve dönüş yolu neden skordan önemlidir.
Önce kimsenin sesli sormadığı soru
Çocuğunuz gerçekten yarışmalı mı?
Turnuvaya katılmak isteğe bağlıdır. Kuşak sınavının şartı değildir, kuşak ilerlemesinin koşulu değildir ve her kulüpteki en temiz teknikli öğrencilerin bir kısmı hayatı boyunca hiç turnuvaya çıkmaz. Size aksini söyleyen varsa bu bir kulüp meselesidir, karate kuralı değil.
Bazı çocuklar minderde canlanır ve hiçbir velinin veremeyeceği bir çalışma sebebi bulur. Bazıları ise üç yüz yabancının kendisini izlemesinin ona göre olmadığını keşfeder. Yanlış zamanda gelen bir ilk turnuva, çocuğun bu spora olan ilgisini tamamen bitirebilir.
Hazır olmanın kaba göstergeleri, önem sırasıyla:
- Katasını saydırmadan, tek başına baştan sona yapabiliyor
- Gitmek istiyor. Siz değil, o
- Birkaç saat dağılmadan bekleyebiliyor. Bu madde hafife alınır ve büyük ölçüde yaşla ilgilidir
- Daha önce bir turnuva görmüş, videodan bile olsa. Böylece salon şok etkisi yaratmaz
Çocuk kararsızsa, önce yarışmadan sadece izlemeye götürün. Size bir cumartesi gününe mal olur ve korkunun çoğunu ortadan kaldırır.
Kata turnuvası, velilerin korktuğundan çok daha yumuşaktır
Tereddüt eden veliler genellikle kumiteyi hayal eder: temas, kask, darbe alan bir çocuk.
Kata turnuvası bu değildir. Çocuk mindere tek başına çıkar, formunu yapar, selam verir ve iner. Ona dokunan bir rakip yoktur. O günün riski sakatlık değil, heyecandır. Bu da kata turnuvasını temkinli aileler için yarışmaya en yumuşak giriş yapar ve kumite hiç konuşulmadan önce çocuğun yarışmayı sevip sevmediğini ölçmenin makul bir yoludur.
Gün, büyük ölçüde bekleme günüdür
İlk seferde her aileyi şaşırtan kısım budur.
İstanbul'da bir turnuva günü genellikle erken kalkmak, Anadolu yakasında bir spor salonu, kayan bir program ve uzun oturma saatleri demektir. Kategoriler yaşa ve kuşak derecesine göre ayrılır; sizinki basılı saatten bir saat sonra da çağrılabilir, bazen daha erken de. Çocuğunuz binada geçen beş saatin ardından doksan saniye sahnede olur.
Planınızı performansa göre değil, beklemeye göre yapın.
- Karategiye üstten giyilecek bir üst. Spor salonları sabah soğuk, öğleden sonra boğucu olur
- Su ve çantada bozulmayacak yiyecek. Salon kantinleri belli olmaz, kuyruklar uzun olur
- Terlik. Çocuk turlar arasında salonda çıplak ayak dolaşmasın
- Kulübün istediği lisans, kart ya da evrak ne ise. Bir hafta önce kontrol edin, gece yarısı değil
- Onu oyalayacak bir şey. Kitap, kart oyunu, kapatması istenmeyecek herhangi bir şey
Minderde aslında ne oluyor
Akış hemen her yerde aynıdır. Çocuk minder kenarında bekler, selam verir, işarete yürür, katasının adını yüksek sesle söyler, katayı yapar, işarete döner, selam verir ve iner.
Puanlama biçimi turnuvadan turnuvaya değişir. Bazılarında iki sporcu aynı anda çıkar ve aralarında karar verilir, bazılarında bir hakem kurulu puan verir. Hangi formatın geçerli olduğunu hocanıza sorun, çünkü cevap çocuğun bitirdiğinde ne göreceğini değiştirir.
Çocuğunuza her şeyden önce şunu öğretin: kata adını yüksek sesle söylesin. Heyecanlı çocuk adı mırıldanır, tekrar etmesi istenir ve performansa daha baştan sarsılmış girer.
Hakemler aslında neyi ödüllendiriyor
Olduğundan basit göstermeden, kabaca sıralama şöyledir.
- Doğru sıra. Sıra yanlışsa gerisinin hiçbir önemi yok
- Duruşlar ve denge. Derinlik korunuyor mu, dönüşlerde sallanma var mı
- Zamanlama ve ritim. Katanın hızlı ve yavaş yerleri vardır; her şeyi tek hızda yapan çocuk ne kadar keskin olursa olsun düşük puan alır
- Gücün kontrolü ve her tekniğin bitirilmesi, üzerinden akıp geçilmemesi
- Duruş ve hal. Başta ve sonda düzgün, kıpırdamadan durabilmek
Tek başına hız hiçbir şey kazandırmaz. Veliler istikrarlı biçimde hızı fazla, durabilmeyi az önemser.
Unutma ihtimaline onu hazırlayın, çünkü sık olur
Aylardır kusursuz yaptığı katayı, minderin ortasında, herkesin önünde unutan çok çocuk vardır. Küçükler turnuvasının en sıradan olaylarından biridir.
Olursa ne olacağını önceden konuşun. Baştan başlama ya da devam etme kuralları etkinliğe göre değişir; bu yüzden bu soru sizin tahmin edeceğiniz değil, bir hafta önce hocanıza soracağınız bir sorudur. Çocuğunuza söz verebileceğiniz şey ailenin tepkisidir: kötü bir şey olmaz, kimse kızmaz ve bu neredeyse herkesin bir kez başına gelir.
Dönüş yolu skordan daha önemlidir
Çocukların çoğu ilk turnuvasını kaybeder. Bu bir aritmetiktir, çocuğunuz hakkında bir hüküm değil.
- Başka bir şey sormadan önce keyif alıp almadığını sorun
- Arabada katayı gözden geçirmeyin. Teknik değerlendirme bir sonraki antrenmanda hocanın işidir; sizin yapmanız bütün günü bir sınava dönüştürür
- Hakkı yendi minvalindeki iyi niyetli cümleden kaçının. Çocuğa sebebi kendi dışında aramayı öğretir
- Üzgünse önce karnını doyurun. Turnuva sonrası mutsuzluğun önemli bir kısmı altı saat doğru dürüst yemek yememektir
Onun için iyi olup olmadığını nasıl anlarsınız
Bir hafta bekleyin ve üç şeye bakın: bir sonrakini soruyor mu, evde daha çok çalışıyor mu ve karate konusunda tamamen sessizleşti mi.
Üçüncüsü olduysa üstelemeyin. Bir sonraki turnuvayı atlayın, dersi bırakmasın, konu kendiliğinden geri gelsin. Genelde gelir.
Henüz karateye başlama aşamasındaysanız
Çocuğunuz henüz başlamadıysa ve turnuva uzak bir konu gibi geliyorsa, gerçekten de uzaktır. İlk aylarında yarışan çocuk azdır, birçok öğrenci de hiç yarışmaz.
Kartal Karate Akademisi'nde ilk ders ücretsizdir. Yakacık Spor Kulübü, Spor Cd. No:4, Cumhuriyet Mahallesi, 34876 Kartal, İstanbul adresinde, Salı ve Cumartesi 18:00–19:00 saatlerinde Sensei Behzad Yaghoubian ve Sensei Homa Yaghoubian ile çalışıyoruz; ayrıca Perşembe 18:00–19:00 saatlerinde bir yetişkin dersimiz var. Deneme dersi için karatekartal.fit/tr/register adresinden kayıt olun ya da +90 501 366 56 30 numarasını arayın.