İçeriğe geç
AnasayfaProgramlarEğitmenlerGaleriVideolarBilimsel MerkezBlogKayıt Ol

YAKACIK SPORTS CLUB · ISTANBUL

+90 501 366 56 30
Spor Psikolojisi

Akran Zorbalığı Başladıysa: Bir Veli Gerçekte Ne Yapabilir?

YAZAN Kartal Karate Academy22 Ağustos 20267 DK OKUMA
Çocuğu okulda hedef alınan veliler için sakin bir rehber: siz duymadan önce fark edilenler, kapıyı kapatmayan konuşma, okulu doğru kullanmak, karşılık versin mi sorusunun dürüst cevabı ve 112'nin nerede devreye girdiği.

Kötü bir hafta ile zorbalık aynı şey değildir

Çocuklar tartışır. Arkadaşıyla küser, oyunda yenilir, salı günü gruptan dışlanır, cuma günü yine aynı sırada oturur. Bu olağandır ve bu yazının konusu değildir.

Akran zorbalığının sıradan bir kavgada bulunmayan üç özelliği vardır. Tekrar eder. Bilerek yapılır. Ve arkasında bir güç dengesizliği vardır: yaş, boy, sayı ya da sınıf içindeki konum.

Bu ayrım önemli, çünkü ikisi birbirinin tersi karşılıklar ister. Tek seferlik bir tartışmayı çocuk çoğu zaman kendi çözer, hemen araya girmek ona bir şey öğretmez. Sürekli hedef alınmayı ise bir çocuk tek başına çözemez. Kendi halletsin demek, iyi niyetli tavsiyelerin en sık yanlışa döndüğü yerdir.

Bu yazıyı iş çoktan başlamış olduğu için okuyorsanız, iyi haber sıkıcı. İşe yarayan şeyler yavaş, sıradan ve büyük ölçüde yetişkinlerin yaptığı şeylerdir.

Çoğu zaman size söylenmeden önce fark edersiniz

Çocukların çoğu bunu açık açık anlatmaz. Ya dolaylı anlatır ya da hiç anlatmaz.

Velilerin ilk fark ettiği şey genellikle bir şikâyet değil, alışkanlıklardaki değişimdir:

  • Okul sabahları başlayıp cumartesi geçen karın ve baş ağrıları
  • Sürekli kaybolan, kırılan ya da okulda unutulan eşyalar
  • Eve daha uzun bir yoldan dönmek, ya da her zamanki yolu birden reddetmek
  • Belirli bir ders, teneffüs ya da servis konusunda sessizleşmek
  • Eskiden sevdiği bir kursa ya da arkadaşlığa karşı isteksizlik
  • Uykunun bozulması ya da iştahta belirgin bir değişiklik

Bunların hiçbiri tek başına kanıt değildir. Bir çocuk on ayrı sebeple içine kapanabilir, karın ağrısı da çoğu zaman sadece karın ağrısıdır. Bu listeyi soru sorma sebebi olarak görün, çoktan varılmış bir sonuç olarak değil.

Kapıyı kapatmayan konuşma

Çocuklar zorbalığı saklar, üstelik kendilerince mantıklı sebeplerle. Söylerse daha kötü olacağını düşünür. Utanır. Söylememesi tembihlenmiştir. Ya da sizi korur, çünkü ne kadar öfkeleneceğinizi tahmin eder.

Sonuncusunun üzerinde durmaya değer. Öfkeyle tepki veren bir veli, öfkesi çocuğun tarafında olsa bile korkutucudur. Bunu bir kez gören çocuk, bir dahaki sefere size vereceği bilgiyi ayarlar.

Şunlar işe yarar:

  • Yüz yüze değil, yan yana konuşun. Arabada, markete giderken, bulaşık kurularken. Göz göze gelmek baskıyı artırır.
  • Sorunu değil, günü sorun. Kiminle oturdun, teneffüste ne yaptın, bu hafta kim sinir bozuyor.
  • İçinizden gelmese bile sakin kalın. İlk tepkiniz, size anlatmanın bedelini belirler.
  • Sır tutma sözü vermeyin. Bunun yerine, bir şey yapmadan önce ona haber vereceğinize söz verin ve sözünüzü tutun.
  • Ne olmasını istediğini sorun. İstediğini yapamayabilirsiniz, ama fikri sorulan çocuk süreçte kalır.

Öğrendiklerinizi yazın: tarih, ne olduğu, kimin gördüğü. Dosya hazırlamak için değil, okulun harekete geçebilmesi için somut ayrıntı gerektiği ve hafıza bir hafta içinde bulanıklaştığı için.

Asıl mekanizma okuldur

Veliler çoğu zaman meseleyi kendileri çözmeye çalışır. Diğer çocukla bir konuşma, karşı tarafın velisine bir telefon. Anlaşılır bir refleks, ama genelde geri teper. Sorunu görünmez kılar ve çocuğunuzu olayı büyüten taraf konumuna düşürebilir.

Gerçek erişimi olan yer okuldur, çünkü ders programı, oturma düzeni, nöbet sistemi ve diğer aileyle ilişki oradadır.

  • Sınıf öğretmeniyle başlayın ve rehberlik servisini işin içine katın. Rehber öğretmenler akran zorbalığıyla düzenli olarak ilgilenir ve sınıfın dinamiğini çoğu zaman zaten bilir.
  • Yazdığınız notları götürün. Tarih ve somut olay, genel bir endişeden çok daha hızlı yol aldırır.
  • Güvence değil, adı konmuş bir plan isteyin. Günün hangi bölümünde hangi yetişkin gözlemleyecek, sınıfta ne değişecek, tekrarlarsa ne olacak.
  • Odadan çıkmadan bir gözden geçirme tarihi belirleyin.
  • Değişen bir şey olmazsa, yazılı olarak okul müdürüne, ardından İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne taşıyın.

Bir şeyi de özellikle isteyin: çocuğunuz istemedikçe, kendisini hedef alan çocukla yüz yüze barıştırma oturumuna sokulmasın. Sık önerilen bir yöntemdir ve güç dengesinin zayıf tarafındaki çocuk için çoğu zaman durumu ağırlaştırır.

Karşılık versin mi?

Neredeyse her velinin er ya da geç sorduğu soru bu ve dürüst cevap hayır.

Karşılık vermek meseleyi nadiren bitirir. Genelde bahsi yükseltir, sonrasında daha sert bir karşılık davet eder ve pratikte okulun ceza verdiği kişi çoğu zaman elini kaldıran çocuk olur. Üstelik bütün yükü küçük, genç ya da sayıca az olanın sırtına yıkar. Yükün olması gereken yer orası değildir.

Çocuklar doğrudan sorduğu için bir ayrımı net söylemek gerekir. Sizi tutan birinden kurtulup bir yetişkine koşmak karşılık vermek değildir. Kaçmaktır ve kaçmak her zaman serbesttir. Bizim öğrettiğimiz hedef mesafe, ses ve bir öğretmendir. Adil bir sonuç değil.

Sınırlar konusunda da aynı ölçüde dürüst olalım. Birkaç aylık çalışma, dokuz yaşındaki bir çocuğun on üç yaşındaki biriyle baş etmesini sağlamaz. Aksini ima eden kulüp size bir şey satıyordur. Fiziksel beceri en son çaredir, baskı altında güvenilmezdir ve çocukları güvende tutan kısım o değildir.

112 nerede devreye girer

Zorbalık durumlarının çoğu bir 112 meselesi değildir. Bunu, velileri tahmin yürütmeye bırakmadan açıkça söylemek gerekir.

Ama bir kısmı öyledir. Ortada bir kesici alet varsa, müdahale gerektiren bir yaralanma varsa ya da sizi korkutacak ciddiyette bir tehdit varsa 112'yi arayın. Numara bunun için var. Korktuğu için 112'yi arayan bir çocuk, sonuçta bir şey çıkmasa bile bunun için asla azarlanmamalıdır.

Telefon üzerinden eve kadar gelen tehditler de daha hafif bir kategori değildir. Ekran görüntüsünü alın, tarihini not edin, okula götürün. İçinde çocuğunuza zarar verme tehdidi varsa, bu yalnızca okulun değil, kolluğun da meselesidir.

Karate burada neyi değiştirir

Filmlerin ima ettiğinden azını, sandığınızdan çoğunu.

Çocuğunuzu bir çatışmayı kazanabilir hale getirmez, zaten bunu istemeyiz. Değiştirdiği şey daha sessiz. Çalışan çocuk farklı durur, farklı konuşur. Aylarca kendinden büyük ve güçlü partnerlerle gözetim altında çalıştıktan sonra büyük çocuk soyut bir korku olmaktan çıkar. En işe yarayanı da şu: çalışan çocuklar bir yetişkine daha erken söylüyor, çünkü çalıştıkları salon, yetişkine söylemenin normal olduğu bir yer.

Bir de hedef olmadıkları bir yer kazanıyorlar. Okulda zor bir yıl geçiren bir çocuk için, kimsenin bundan haberi olmadığı haftada iki saat, her teknikten daha değerlidir.

Sensei Behzad Yaghoubian ve Sensei Homa Yaghoubian, ikisi de uluslararası karate şampiyonu, çocuklara her dönem aynı şeyi söylüyor: en iyi sonuç, hiçbir şeyin olmadığı sonuçtur.

Bunların hiçbiri okulun işini yapmasının ya da sizin fark etmenizin yerini tutmaz. Çalışmak riski azaltır. Riski ortadan kaldırmaz.

Gelin, bir dersi izleyin

Yakacık Spor Kulübü, Spor Cd. No:4, Cumhuriyet Mahallesi, 34876 Kartal, İstanbul. Pazartesiden cumartesiye, 09:00 - 21:00.

İlk ders ücretsiz. Dersi izleyin, hocalara istediğinizi sorun, karar vermeden önce çocuğunuzun nasıl tepki verdiğini görün. Kayıt için karatekartal.fit/tr/register, ya da +90 501 366 56 30.