Karate Masa Başı Duruşunuzu Düzeltir mi? Dürüst Bir Bakış
Asıl soru başka bir şey
Kartal Karate Akademisi'ni ücretsiz deneme dersi için arayan yetişkinlerin önemli bir kısmı aslında karateyi sormuyor; sırtlarını soruyorlar. Günde dokuz on saat masa başında, Anadolu Yakası trafiğinde bir saat daha araba ya da minibüste oturarak geçen bir gün sonunda eve varıldığında bel tutulmuş, omuzlar öne kapanmış oluyor ve birisi çıkıp "belki dövüş sporu iyi gelir" demiş. Makul bir soru. Dürüst cevap şu: kısmen, yavaş yavaş ve tek başına değil.
Uzun oturmak bedeninize ne yapar
Uzun süre oturmak kalça fleksörlerini kısaltır, kürek kemiklerini geriye çeken kasları zayıflatır ve üst sırtın öne doğru kamburlaşmasına izin verir; vücut bu hali zamanla normal kabul etmeye başlar. Tek başına dramatik bir şey değil bu. Asıl sorun, günün dokuz saatinde pratik ettiğiniz bu duruşun, oturmadığınız zamanlarda bile — kuyrukta beklerken, otobüs durağına yürürken, ayakta sohbet ederken — varsayılan haliniz olmaya başlamasıdır.
Karate duruşları neyi değiştirir
Karatede zenkutsu dachi, kiba dachi gibi duruşlarda çok zaman geçirilir ve bunlar masa başı duruşunun tam tersini ister: kalçalar kapanmak yerine açık, omurga öne kamburlaşmak yerine dik, omuzlar klavyenin üzerine çökmek yerine aşağı ve geride. Bu pozisyonları haftada birkaç kez tekrarlamak, çökmeyi öğrenmiş bir beden için gerçekten işe yarayan bir karşı pratiktir. Yumruklardaki ve dönüşlerdeki rotasyonel hareket de, oturmaktan en önce sertleşen bölge olan üst sırtı (torasik omurga), bir ofis sandalyesinin asla talep etmeyeceği bir hareket aralığında çalıştırır.
Birçok yetişkin öğrencinin birkaç ay sonra fark ettiği şey budur: dik durmak artık bir çaba değil, doğal bir hal gibi hissettirmeye başlar. Bu gerçek ve fizyolojik olarak makul bir etkidir. Aynı zamanda yavaştır. Kimse üçüncü dersten farklı bir duruşla çıkmaz. Değişim, çoğu duruş değişikliği gibi kademeli olarak ortaya çıkar — genellikle önce başkaları fark eder, siz sonra fark edersiniz.
Yapmayacağı şey
Karate fizyoterapi değildir ve on iki yirmi kişilik bir sınıfta yapılan ısınma, belirli bir soruna yönelik birebir düzeltmenin yerini tutmaz. Zaten teşhis konmuş bir sorununuz varsa — fıtık, siyatik, doktor tarafından tedavi edilmiş eski bir bel yaralanması — derse başlamadan önce doktor onayı alın ve bunu hocanıza ilk günden söyleyin, ikinci derste bir şeyler sızlamaya başladıktan sonra değil. Sağlıklı bir bel için mükemmel olan duruşlar, kimse sizin için ayarlama yapmazsa hassas bir bel için zorlayıcı olabilir. Bu, karateden kaçınmak için bir sebep değil; ağrıyı sessizce görmezden gelip tekniğin kendiliğinden düzelteceğini ummak yerine hocanızla net konuşmak için bir sebep.
Karatenin, günde sekiz saat oturmanın etkisini tek başına silmeyeceğini de dürüstçe söylemek gerekir. Haftada iki ders, temel hareketliliğinizi ve gücünüzü iyileştirir; ama haftanın diğer altı günü aynı çökmüş ofis koltuğuna geri dönerseniz kendi kendinizle yarışıyorsunuz demektir. En belirgin değişimi görenler, sadece derse gelenler değil, iş günü içinde de kalkıp hareket edenlerdir.
Duruşu asıl düzelten şey, tek bir yoğun seansı çevreleyen dokuz saatlik hareketsizlik değil, gün boyu yayılmış hareket çeşitliliğidir. Bütün gün oturup sonra tek bir sert antrenman yapan bir beden, geriye kalan yirmi iki saat boyunca hâlâ kaçmaya çalıştığı duruşu pratik ediyor demektir. Karate en çok, saatte bir ayağa kalkmayı, telefon görüşmesini oturarak değil yürüyerek yapmayı ve sadece pozisyonu sık sık değiştirmeyi de içeren bir günün bir parçası olduğunda yardımcı olur. Bunların hiçbiri fazladan zaman gerektirmez; sadece fark etmeyi gerektirir.
Yük yönetimi de burada önemlidir ve iyi yürütülen bir dersin gerçekten yardımcı olduğu, zarar vermediği nokta tam da burasıdır. İyi bir hoca, tutuk ve masa başında geçen bir gündü olmuş bir yeni başlayandan, yıllardır antrenman yapan biri kadar alçak kiba dachi durmasını ya da ilk günden tam rotasyonla dönmesini istemez. Duruş derinliği ve rotasyondaki ilerleme, kalçalarınızın ve omurganızın o an yapabildiğine uygun, kademeli olmalıdır. Bunu hızlandırmak, sırtınıza yardımcı olması gereken bir dersin sonunda onu zorlamasına yol açar — bu yüzden odada herkesle aynı tempoyu tutturmaya çalışmak yerine bedeninizde ne olduğunu söylemek daha akıllıcadır.
İlk dersinize kadar gerçekten yapabilecekleriniz
Belinize yardımcı olmak için deneme dersini beklemenize gerek yok. Tutarlı şekilde uygulanan birkaç alışkanlık, gelecekteki antrenmanı daha az değil daha çok işe yarar hale getirir:
- Saatte bir kez, otuz saniyeliğine bile olsa ayağa kalkın. Gerekirse telefonunuza hatırlatıcı kurun.
- Telefon görüşmelerini oturarak değil, yürüyerek yapın.
- Genellikle en çok çöktüğü öğleden sonra saatlerinde oturuş biçiminizi fark edin ve ağrı hissetmeyi beklemeden düzeltin.
- Var olan bel, kalça ya da boyun sorununuzu ders başlamadan önce hocanıza söyleyin, ders sırasında değil.
- Deneme dersi için rahat hareket edebileceğiniz kıyafetler giyin — iş pantolonunuzun bir duruşu nasıl kaldırdığını test edeceğiniz gün bu olmasın.
- Mümkünse dersten hemen önce uzun süre trafikte oturmuş olmayın; ders öncesi kısa bir yürüyüş, yolun sıkıştırdığı yerleri gevşetir.
Bunların hiçbiri dramatik değişiklikler değil. Asıl mesele de bu: yıllarca oturarak inşa edilen bir duruş, aynı şekilde, tek bir seansta değil, küçük ve tekrarlayan dozlarla geri alınır.
Deneme dersini ayırtmak
Belinizi düşünerek geliyorsanız, ücretsiz deneme dersini ayırtırken bunu söyleyin. Sensei Behzad ve Sensei Homa, sizi hareket ederken izledikten sonra, tutukluğunuzun karatenin yardımcı olabileceği türden mi yoksa önce bir fizyoterapiste görünmeniz gereken türden mi olduğunu dürüstçe söyleyebilir. Dersler Pazartesiden Cumartesiye, 09:00-21:00 arası, Kartal'da Yakacık Spor Kulübü'nde yapılıyor — iş çıkışı akşamınızı tamamen yemeyecek kadar yakın. Ücretsiz deneme dersi için karatekartal.fit/tr/register adresinden kayıt olabilirsiniz.


