Kaçmaya Programlısınız: Tehdit Anında Vücudunuzun İlk Tepkisi
Bir şeyler ters gittiğinde midenizin düştüğünü hissedersiniz. Kalbiniz aniden hızlanır. Elleriniz soğur ve biraz beceriksizleşir. Çoğu insan bunu korkuya yenilmek olarak tanımlar, sanki vücut en kötü anda arıza yapıyormuş gibi. Oysa arıza yapmıyor. Tam olarak evrimin ona öğrettiği şeyi yapıyor ve sizi hazırladığı ilk şey dövüşmek değil, oradan uzaklaşmak.
Vücudunuzda Gerçekte Ne Oluyor
Beyniniz bir tehdidi fark ettiği anda, sempatik sinir sisteminiz cesaretle ya da korkaklıkla hiçbir ilgisi olmayan, bacaklarınıza mümkün olduğunca çabuk oksijen ve enerji ulaştırmakla ilgili bir dizi tepki başlatır.
- Kalp atışı ve tansiyon hızla yükselir, saniyede daha fazla kan pompalanır
- Kan, sindirim sisteminden ve deriden çekilip bacak ve kol kaslarına yönlendirilir; bu yüzden benziniz solar, mideniz düşmüş gibi hisseder
- Solunum yolları genişler, daha fazla oksijen daha kısa sürede kana karışır
- Karaciğer depoladığı şekeri hızlı enerji kaynağı olarak salar
- Göz bebekleri büyür, dikkat tehdidin kaynağına kilitlenir
Bunların hiçbiri uzun bir dövüş için tasarlanmadı. Kısa ve maksimum bir patlama için tasarlandı: sizi bulunduğunuz yerden birkaç saniye içinde daha güvenli bir yere taşıyacak türden bir çaba. Bu, yüz metre koşan bir sprinterin kullandığı anaerobik enerji sistemidir, maraton koşan birinin kullandığı aerobik sistem değil. Sürdürülemez. Otuz ila altmış saniyelik maksimum efordan sonra bu sistem tükenir ve vücut yedekte kalan enerjiyle çalışmaya başlar; gerçek çatışmaların çoğunlukla kısa sürmesinin bir nedeni de budur.
Kaçmak Zayıflık Değil, Tasarımdır
Birçok insan içten içe kaçmayı zayıf bir seçenek, gerçek tepkinin durup dövüşmek olduğunu düşünür. Biyoloji buna katılmıyor. Vücudunuzun o ilk saniyede kurduğu sistem dövüş için değil, mesafe için optimize edilmiştir. Kan yumruklara değil bacaklara gider. Dikkat bir teknik uygulamaya değil tehdide ve çevredeki boşluğa kilitlenir. Sonuç uzun bir mücadele planı değil, bir hız patlamasıdır.
Ciddiye alınmaya değer her özsavunma dersinde farkındalık, mesafe ve kaçışın merkeze konmasının nedeni de budur. Bir durumu tırmanmadan terk etmek ya da fiziksel hale geldiği an mesafe açmak, dövüşemeyenler için bir teselli ödülü değildir. Sağlıklı çalışan bir insan vücudunun öncelik verdiği şey tam olarak budur. İki saniyelik boşluk açıp aydınlık bir caddeye, bir dükkâna, bir kalabalığa doğru koşmak, ayakta durup atılan herhangi bir teknikten çok daha fazlasını güvenliğiniz için yapar. Bu yüzden çocuklara da yetişkinlere de önce anlatılan şey bir yumruk değil, nereye doğru koşacağını önceden bilmektir: en yakın aydınlık nokta, en yakın açık dükkân, en yakın kalabalık.
Sonrasındaki Çöküş
Sizi bu kadar hızlandıran sistem, sizi geri de indirmek zorundadır ve bu kısımdan pek konuşulmaz. Tehlike geçtikten sonra adrenalin ve kortizol hâlâ kanınızdadır ve vücudunuzun bunları temizlemesi zaman alır. Titreyen eller, ani bir mide bulantısı, aniden çöken bir yorgunluk, siz güvendeyken dakikalar sonra gelen gözyaşları, soğuk bir ter: bunlar parasempatik sisteminizin işini yaptığının işaretidir, o anı kötü yönettiğinizin değil. Bu size olursa oturun, biraz su için ve vücudunuzun istediği zamanı kendinize tanıyın. Geçer.
Bunun Antrenmana Anlamı
Vücudun acil durum tepkisi kaba motor becerilere dayanan, kısa patlamalı bir sistem olduğu için, gerçek adrenalin altında güvenilir biçimde uygulayabileceğiniz hareketler büyük ve basittir: güçlü bir adım, bir itiş, bir diz, yüksek bir bağırış, uzaklaşan bir koşu. İnce ve hassas teknik, kaybedilen ilk şeydir; iyi bir özsavunma eğitiminin baskı altında seçilecek uzun bir liste yerine, otomatikleşene kadar tekrarlanan az sayıda büyük ve basit hareketi çalıştırmasının nedenlerinden biri de budur.
Birkaç aylık dersin neyi değiştirip neyi değiştirmediği konusunda dürüst olmakta fayda var. Antrenman, eğitimsiz bir yetişkini kararlı ve daha büyük bir saldırgana karşı güvenilir biçimde kazanan birine dönüştürmez. Değiştirdiği şey, çoğu insanın harekete geçmeden önce inanmama ve tereddüt yüzünden kaybettiği iki üç saniyedir; vücuda geri dönebileceği prova edilmiş, basit bir kalıp verir: mesafe aç, sesini yükselt, uzaklaş, zihin durumu kavramaya çalışırken donup kalmak yerine. Bu, gösterişli tanıtım videolarının vaat ettiğinden daha küçük bir vaattir ve dürüst olanıdır. Eğitim riski azaltır, ama ortadan kaldırmaz; burada yazılanların hiçbiri belirli bir durumda ne olacağını garanti edemez, ve bunu iddia eden hiçbir kurs da güvenilir değildir.
Yardıma İhtiyacınız Olursa
Siz ya da yakınınızdaki biri gerçek bir tehlikedeyse 112'yi arayın. Türkiye'nin her yerinde çalışır, polis, ambulans ve itfaiyeye bağlanır; stres altında aramak yerine telefonunuza kayıtlı tutmaya değer.
Bir Derse Katılın
Kartal Karate Akademisi, Kartal'daki Yakacık Spor Kulübü'nde çocuklar ve yetişkinler için özsavunma bilinciyle işlenen karate dersleri veriyor; Pazartesi'den Cumartesi'ye, 09:00-21:00 arası. Bu antrenmanın gerçekte nasıl hissettirdiğini görmek isteyenler için ücretsiz bir deneme dersi mevcut. Kayıt için karatekartal.fit/tr/register adresine bakabilir, +90 501 366 56 30 ya da +90 544 373 74 79 numaralarını arayabilirsiniz.





